Hz. Fatıma’nın Şehadeti

Hz. Fatıma’nın Şehadeti; İslam tarihinde yaşanmış acı olayların başında gelir. Peygamberin kızı, iki cihanın hanımlarının efendisi, hakkında onlarca ayet ve sure inmiş olan bu yüce hanıma yapılan zulüm İslam tarihindeki münafıkların, zalimlerin maskelerini gün yüzüne çıkarmıştır. Hilafet için Peygamberin kızına, İmam Ali’nin hanımına, İmam Hasan’ın ve İmam Hüseyin ile birlikte diğer Ehl-i Beyt İmamlarının annesine yapılan hürmetsizlik ve zulüm bizlere gösteriyor ki Bedir’den İmam Ali’nin halifeliğine karşı içlerinde kin, haset ve küfür barındıranlar bu duygularını Hz. Fatıma’nın evine hücum ederek göstermişlerdir. Allah’ın, meleklerin, erenlerin, evliyaların ve Ehl-i Beyt’e gönül veren canların laneti o zalimlerin üzerine olsun…

Devam

İmam Ali’nin İmam Hüseyin’e Vasiyeti

İmam Ali’nin İmam Hüseyin’e Vasiyeti şöyledir:

“Ey oğlum, zenginlikte ve fakirlikte ilâhî takvayı sahiplenmeyi, hoşnutlukta ve öfkede hakkı söylemeyi, refahta ve yoksullukta orta halli olmayı, dost ve düşmana adaletle davranmayı, neşeli ve halsiz olduğunda amel etmeyi, darlıkta ve genişlikte Allah’tan razı olmayı sana tavsiye ediyorum. Ey oğlum, arkasında cennet olan şer, şer değildir. Arkasında cehennem olan hayır da hayır değildir. Cennetten başka her nimet küçüktür, ateşten başka her bela ise afiyettir.”

Devam

İmam Ali’nin İmam Hasan’a Vasiyeti

Zamanın kahrını ikrar eden, ömrü sönmeye yüz tutan, kadere boyun eğen, dünyayı yeren, ölüler mahallinde yurt edinen, yarın da oradan göçüp gi-decek olan fâni babadan; erişilmeyecek şeyleri arzulayan, yok olup gidenlerin yolunu tutmuş olan, zamanın rehini, musibet oklarının hedefi, dünyanın kulu, gurur taciri, ölümün esiri, gam ve hüzünlerin arkadaşı, hastalıklara ve afetlere maruz olan, arzularına mağlup düşen ve ölenlerin yerine hali-fe olan oğluna.

Devam

İmam Sadık’ın Dilinden Tevhid

Mısır’da bir ateist vardı. Bu adam, İmam Cafer Sadık’ın bazı sözlerini duymuştu. Onunla tartışmak için Medine’ye geldi. Fakat ora­da İmam’ı göremedi. Ona İmam Mekke’ye gitti, dediler. O da İmam’ın peşinden Mek­ke’ye geldi. Biz İmam Cafer Sadık ile beraberdik. Adam bizimle karşılaştı. Biz de İmam Cafer Sadık ile birlikte Kâbe’yi tavaf ediyorduk. Adamın adı Abdulmelik, künyesi de Ebu Abdullah’tı. Adam, omzunu Ebu Abdullah’ın omzuna dokundurdu.

Devam

İhlas Suresinin Tefsiri

İhlas Suresinin Tefsiri; Veheb b. Beheb, İmam Sadık’ın şöyle dediğini duyduğunu rivayet eder: “Filistin’den bir heyet İmam Muhammed Bakır’ın yanına gelerek birtakım konular hakkında sorular sordular, İmam Muhammed Bakır cevaplarını verdi, sonra “Samed” hakkında sordular. İmam Muhammed Bakır şöyle buyurdu:

Devam

İmam Rıza’nın Tevhid ile İlgili Konuşması

Mekke’den dönüp Horasan’a gittiğim bir sırada Irak’a doğru giden İmam Rıza ile karşılaştım. Onun şöyle dediğini duydum: “Kim Allah’tan korkup sakınırsa başkaları da onun heybetinden ürker. Kim Allah’a itaat ederse başkaları da ona itaat eder.” Ben yavaşça ona doğru yaklaştım ve selâm verdim. Selâmımı aldı sonra şöyle buyurdu:

Devam

Hz. Muhammed’in Hikmetli Sözlerinden Bir Bölümü

Resulullah’a, “Bana akıl hakkında bilgi ver. Akıl nedir? Nasıldır? Akıldan ayrılan kollar nelerdir? (Aklın ürünleri nelerdir?) Ve bunların bütün kısımlarını bana açıklayın.” diye sordu. Resulullah şöyle buyurdu: “Akıl, cahilliğin bukağıdır; nefis, en kötü hayvana benzer; bukağı takılmazsa azar. Böylece akıl cahilliğin bukağıdır. Allah-u Teâla aklı yaratıp ona, “Gel” dedi, o da geldi; ona “Dön” dedi o da döndü; sonra Hak Teâla şöyle buyurdu: “İzzet ve celalime ant olsun ki, senden daha azametli ve senden daha itaatkâr bir varlık yaratmadım; seninle başlayıp seninle hilkati yenileyeceğim.
Mükâfat senin içindir, azap da sanadır.”

Devam