Kur’an Ayetlerinde Hz. İmam Ali – 9

Kur’an Ayetlerinde Hz. İmam Ali – 9 yazı dizisinde Rad, İbrahim, Hicr, Nahl, İsra, Meryem surelerinin ayetleri incelenecektir.

1- “İman edip iyi ameller işleyenler için hoş bir hayat (tuba) ve güzel bir gelecek vardır.” (Rad, 29)

Süleyman Kunduzi Salebi’den naklettiği rivayetine göre İmam Muhammed Bakır’dan Hz. Resulullaha bu ayeti kerimenin manası sorulduğunda şöyle buyurdu: “O, kökü benim evimde, dalları cennete uzanan Allah’ın öz eliyle cenneti Adn diktiği bir ağaçtır. “

Ya Resulullah! Bu ağaç hakkında, önceden buyurmuştunuz ki, onun kökü Ali ve Fatıma’nın evinde, dalları da cennet ehlinin üzerinde diye sorulduğunda, Hz. Muhammed şöyle buyurdu: “Benim evimle Ali ve Fatıma’nın evi birdir. Cenabı Hak kendi eli ile diktiği bu ağaca ruhundan ruh üflemiştir. Güzelliği tarif ve tavsife gelmez, lütuf ve nimetleri benzersizdir. “ [1]

Bu hadisi bir çok Sünni alimi nakletmiştir. Onlardan bazıları şunlardır:

 Kurtubi, Tefsirul Kurtubi, c. 9, s. 217.
 Suyuti, Durr’ul Mensur, c.4, s. 59.
 Meğazili, Menakıb İbn-i Meğazili, s. 268.
 Hakim Haskani Hanefi, Şevahid-ul Tenzil c.1, s. 5 ve c. 3, s.306.

2- “Görmez misin Allah nasıl bir misal verdi. Hoş bir söz; kökü sağlam dalları göğe doğru olan bir ağaca benzer ki, Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal veriyor.” (İbrahim, 24-25)

Asım b. Hamza’nın naklettiği bir rivayetinde Hz. Resulullah şöyle buyurdu: “Ben ağacın köküyüm, Ali bu ağacın gövdesidir. Hasan ve Hüseyin bu ağacın meyvesidir. Ehl-i Beyt’in taraftarları ise bu ağacın yapraklarıdır.” [2]

Bir çok Sünni alimi bu ayetin tefsir ve tevilinde yukarıda naklettiğimiz hadisin aynısını naklediyorlar ve onlardan bazıları şunlardır:

-Hakim Haskani, Şevahid-ul Tenzil, c.1, s. 311-312.
-Hakim Nişaburi, Mustedrek alal Sahiheyn, c.3, s.126.
-İbnil Esir, Usd-ul Ğabe, c.4, s.22.
-İbnil Hacer Askalani, Tehzib-ul Tehzib c. 6, s. 320.
-Abdul Rauf-ul Menavi Şafii, Feyzul Gadir c.3, s.46.

3- “Hani İbrahim demişti ki; bu şehri emniyetli kıl, beni ve oğullarımı da puta tapmaktan uzak tut.” (İbrahim, 35)

İmam Muhammed Bakır şöyle buyurdu: “Halil İbrahim dua etti, “Rabbim, bu şehri emniyetli kıl, beni ve oğullarımı da puta tapmaktan uzak tut. Onun bu duası Peygamberimiz Muhammed’e (saa) nübüvvet olarak, Ali bin Talibe’de imamet ve vasiyet olarak nail oldu. Şanı Yüce olan Allah buyurdu ki: “Ey İbrahim, seni insanlara imam kıldım.

İbrahim buyurdu ki: “Benim zürriyetimden de kılacak mısın?” 

Allah buyurdu ki: “Bu ahdime (imamete) zalimler asla nail olamayacaktır.” Buradaki zalimlerden maksat; Allah’a şirk koşan ve putlara kurban kesenlerdir. Müminlerin emiri İmam Ali hariç Araplar ve Kureyş topluluğu, Peygamberimizin zuhurundan önce putlara tapmış ve onlara kurbanlar kesmişlerdi. İmamet putlara tapmış ve onlara kurban kesmiş birine asla caiz olmaz. Nitekim şanı yüce olan Allah şöyle buyurdu: “Bu ahdime (imamete) zalimler asla nail olmayacaktır.[3]

4- “Biz onların gönüllerinden kim söküp attık. Hepsi kardeş olarak tahtlar üzerinde karşılıklı oturacaklar.” (Hicr, 47)

Süleyman Kunduzi, Menakıb’tan Zeyd b. Erkam’dan naklettiği bir rivayetine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Ya Ali! Sen ve Kızım Fatıma ile beraber benim cennetteki köşkümdesiniz. “ dedikten sonra bu ayeti kerimeyi okudu. ” [4]

5- “Rabbin hakkı için onların hepsini mutlaka sorguya çekeceğiz.” (Hicr, 92)

Hafız Hakim Haskani’nin rivayetine göre, Sıddı bu ayetin tefsirinde şöyle dedi: “Rabbin hakkı için onların hepsini mutlaka sorguya çekeceğiz.” yani İmam Ali’nin vilayeti hakkında.” [5]

6- “Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.” (Nahl, 43)

Taberi’nin rivayetine göre İmam Muhammed Bakır bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur. “Şayet bilmiyorsanız, zikir ehline sorun” ayetinde işaret edilen zikir ehli, biz Ehli Beyt’iz. “ [6]

Ve Taberi’nin naklettiği başka bir rivayette ise İmam Ali şöyle buyurmuştur: “Ayette işaret edilen zikir ehli biziz.” [7]

Yusuf Göktan kendi tefsirinde bu ayeti genişçe nakletmiş ve bu ayette ki zikir ehlinden kastedilenlerin İmam Ali ve Ehl-i Beyt’i olduğunu kaydetmiştir. Ayrıca aşağıdaki kaynak kitaplarda da bu konu zikrediliyor:

-Ebu Ömer Yusuf b. Abdullah Endulisi, İstiab c.3, s.74.

-Ali Mutteki Hindi Hanefi, Kenzul Ummal c.3, s.95.

-Cevzi, Tezkiret-ul Hevas s. 87.

-Ebu Davut Secistanı Süleyman bin Eşa’s, Sünen Ebi Davud c. 4, s.114.

-Taberi, Zuhair-ul Ukba s. 81.

-İbrahim b. Muhammed Hamaveyni, Feraid-ul Semteyn c.1, s.66.

-Harezmi, Menakıb Harezmi s. 48.

Bu ve diğer Sünni alimleri bu ayette ki zikir ehlinden kastın, Al-i Muhammed olduğuna dair aynı mana içeriğinde bir çok rivayetler nakletmişlerdir.

7- “Akrabaya hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da” (İsra, 26)

Meveddet Pınarları adlı kitap, Ali bin Hüseyin’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Burada ki akrabalık hakkı beyanındaki muradı ilahi Ehl-i Beyt’tir.” [8]

İmam Rıza şöyle buyurmuştur: “Bu ayet nazil olduğu zaman Peygamber Hz. Fatıma’ya işte bu Fedek arazisi senindir. Sana tahsis ettim.” diye buyurdular. Ve “akrabaya…” ayetinden kasıt Ehli Beyt manasındadır. “ [9]

İbn-i Abbas’ın nakline göre Hz. Resulullah’a senin akrabaların kimdir, diye sorduğumuzda Hz. Resulullah şöyle buyurdu: “Ali, Fatıma ve çocukları” [10]

8- “Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararIar.” (İsra, 57)

Hafız Haskani’nin nakline göre İkrime şöyle dedi: “Bu ayetteki vesileden maksat; Hz. Peygamber, Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin’dir.” [11]

Hz. Resulullah şöyle buyurdu: “Cennetteki tabakalar vesile diye adlanır.” diye buyurduğunda şöyle sordular: “Ya Resulullah seninle beraber kim olacak?” Hz. Resulullah şöyle buyurdu: “Fatıma, Ali, Hasan ve Hüseyin” [12]

İbni Kesir Dimeşki, Tefsir-ul Kur’an-ıl Azim, c. 3, s. 341.
Mutteki Hindi, Muntehab Kenzul Ummal, c. 5, s. 94.
Hatıb Harezmi Meveffık bin Ahmed Hanefi, Maktel-i Hüseyin, s. 66.

9- “O gün bütün insanları imamları ile çağıracağız. ” (İsra, 71)

Bu ayet indiğinde Müslümanlar, Hz. Peygambere sordular ki: “Ya Resulullah! Bütün insanların imamı sen değil misin?”

Hz. Peygamber: “Ben bütün insanlara Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamberim. Lakin benden sonra insanların üzerine Ehli Beytimden imamlar olacaktır. Bu durum muhakkak olacaktır. Fakat bunu küffar ve dalalet ehli taraftarları tekzip edip, onlara zulmedeceklerdir.” [13]

Kıyamet gününde her ümmet kendi imamları ile çağrıldığında, Allah-u Teala hidayet imamlarını çağırıp (İmam Ali, Hasan ve Hüseyin…) İmamlar ve taraftarları hesaba çekilmeden cennete gireceklerdir. Bu iddiamızı ehl-i sünnet alimi olan Hafız Kunduzi “Yenabi’ul  Mevedde” adlı kitabında nakletmektedir. [14]

10- “Şüphe yok ki inanan ve iyi işlerde bulunanlara  karşı Rahman, gönüllerde bir sevgi verir.” (Meryem, 96)

İmam Ali bir gün Hz. Peygamberin huzurunda iken, Peygamber ona şöyle buyurdu: “Ey Ali! de ki: Ey Allah’ım, inananların kalbinde bana karşı bir sevgi kıl!” İmam Ali bu duayı edince, Hz. Peygambere bu ayet indi: “Şüphe yok ki, inanan ve iyi işlerde bulunanlara karşı Rahman, gönüllerde bir sevgi verir.” [15]

Allame Nişaburi ve İbn-i Hacer Şafii bu ayetin tefsirinde İbn-i Abbas Hz. Peygamberden şöyle naklediyor: “Hakikaten bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi.[16]

Taberi İbn-i Abbas’ın şöyle dediğini naklediyor. “Bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Allah-u Teala iman eden müminlerin kalbinde Ali’ye karşı bir sevgi karar kılmıştır.” [17]

Bir çok Sünni alimi bu ayetin İmam Ali hakkında indiğini nakletmiştir ve onlardan bazıları şunlardır:

-Allame Ebu Bekir bin Şehabeddin Şafii, Reşfet-ul Sadi s. 25.
-Hatib Bağdadi, Menakıb Bağdadi, s. 188.
-Sebban Şafii, İsaf-ul Rağıbin, s. 109.
-Şeblenci Şafii, Nur-ul Ebsar, s. 112.
-Ebu Abdilah Şemseddin Zehebi, Tezkıret-ul Hıfaz, c.1, s.10.
-Zamahşeri, Keşşaf bu ayetin tefsirinde.
-Cami-ul Zevaid, c.9, s.125.
-Suyuti, Durr’ul Mensur, c. 4, s. 287.
-İbni Meğazili, Menakıb İbni Meğazili, s. 327.
-Harezmi, Menakıb Harezmi, s. 197.


Kaynaklar:

1- Meveddet Pınarları s. 20.

2- Kifayet-ul Talib, s. 220.

3- Kur’an’da Ehl-i Beyt s.139 ve Şevahid-ul Tenzil c.1, s.316.

4- Meveddet Pınarları, s. 50.

5- Şevahid-ul Tenzil, c.1, s.325.

6- Cami-ul Beyan, c. 14, s. 109 bu ayetin tefsirinde.

7- Cami-ul Beyan, c. 17, s. 5.

8- Gayet-ul Meram, s. 40.

9- Meveddet Pınarları s. 35-36.

10- Menakıb Harezmi s.131; Şevahid-ul Tenzil, c.2, s.134; Durr’ul Mensur, c.4, s.176.

11- Şevahid-ul Tenzil, c.1, s.343.

12- Menakıb İbni Meğazili, s. 247.

13- Kur’an’da Ehli Beyt s. 158.

14- Yenabi-ul Mevedde s. 483.

15- Kur’an’da Ehli Beyt s. 168.

16- Tefsir Nişaburi c.3, s.520; Sevaik-ul Muhrike, s. 170.

17- Zuhair-ul ukba fi meakıb zevil gurba, c.1, s. 89.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir